Ağustos’un son günleri ile birlikte, Yaz mevsimi tamamlanmış ve senenin üçte ikisi geride kalmış bulunuyor. Ancak, adeta “istikrar kazanan” Jeo-Politik Belirsizlik ve Piyasalarda Sürgit Salınım Sendromu faktörlerinin henüz sonlan(dırıl)madığı izleniyor.
235. haftasını geride bırakan Ukrayna-Rusya Savaşı; sona er(diril)mek bir yana, karşılıklı olarak, artık ülke başkentlerini hedef alan yeni saldırılar ve yükselen bir tempo ile devam ediyor. Kış mevsiminin zorlu şartlarına girilmeden savaşın durması beklentisi zemin kaybeder iken, Rus tarafının yeni ve büyük bir kara saldırısı yükselen bir ihtimal haline geliyor. Ukrayna tarafından stratejik tesislere düzenlenen saldırılar sonucunda motorin ithal etmek durumuna gelen Rusya’nın; taktik nükleer silah kullanımı ve düşman destekçilerine karşı yeni cephe açma söylemleri gündeme adeta bomba gibi düşüyor. Karadeniz’de ticaret gemisi seyrini engelleyici saldırı ve gelişmelerle kuvvetlenen bir tahıl grubu emtia-gıda fiyat artış riski artık küresel hesaplara dahil ediliyor. Moskova’nın; Londra karşıtı tehdit kademesindeki uyarıları; CIA Başkanının sürpriz Rusya ziyareti de Jeo-Politik gerilim ve belirsizlikleri kuvvetlendirici bir rol oynuyor.
Sene başından bu yana ön plana çıkarak, Ukrayna-Rusya Savaşını geri planda bırakan Körfez Savaşı ise, “kalıcı barış görüşmeleri” sürecini de tükettikten sonra, adeta çözümsüzlük sularında seyrine devam ediyor. Geride kalan 28 hafta içinde “mutlak zafer” iddiasının içini dolduramayan Trump, Kasım seçimleri öncesinde, bu kez Venezuela üzerinden başarılı duruş göstermeye çalışıyor ve kendi ifadesiyle; “dünya tarihinin en büyük petrol anlaşmasına imza attıklarını” duyuruyor.
303 milyar varili aşan kanıtlanmış rezervi ile dünyanın en zengin petrol kaynağına sahip Venezuela’nın, iş küresel satış rakamlarına geldiğinde; 19. sıraya gerilediği görülüyor. Bu kulvarda, artık “Petrol’de Bir Numara” olan Amerika Birleşik Devletleri’ni, Suudi Arabistan ve Rusya takip ediyor. ABD’nin, 17 farklı rezerv alanı ve 65 milyar varillik petrolü kapsayan yeni anlaşma çerçevesinde; sahip olduğu/satışa sunduğu petrol miktarını iki kat arttırarak, görece yeni birinciliğini “sağlamlaştıracağı” değerlendiriliyor. Dünyanın en zengin kanıtlanmış rezervine sahip Venezuela’nın toplam petrol varlığının dörtte biri; yüz yıllık süre ile ABD mülkiyetine geç(iril)miş bulunuyor. Başkan Trump, Amerikan vatandaşlarına, seçime sayılı haftalar kala, “gelirde artış; pompa fiyatlarında düşüş” vaadini, bu gelişme temelinde kuvvetle tekrarlama fırsatını yakalamış görünüyor. . Ocak ayındaki Maduro karşıtı operasyon sonrasında geçen altı aylık süreçte, ABD kontrolündeki (ambargosu kaldırılmış) petrol satışlarından elde edilen 14 milyar Dolarlık gelirin, şu ana kadar, sadece 0,3 milyar Dolarlık kısmının Venezuela’ya bırakıldığını not etmek gerekiyor. ABD Hazinesi, kontrolündeki bu miktardan, yakın gelecekte 3 milyar tutarında bir ödeme hazırlığı içinde bulunduğunu beyan ediyor!
İran ile Körfez Savaşı’na, ancak, geçtiğimiz Ocak ayındaki Venezuela/Maduro operasyonu tamamlandıktan sonra start veren Trump’ın; bizim DCGAP Yaklaşımı çerçevesinde okuduğumuz gerçek niyet ile stratejik hedefleri, son gelişmeler ile yeniden teyit edilmiş oluyor. Tedarik ve satışta bir numara haline gelen ABD, petrolün lojistiği (Hürmüz kaldıracı üzerinden) ve fiyatlandırması (Birleşik Arap Emirlikleri’nden sonra, şimdi Venezuela’nın da OPEC yapısından ayrılacağı söylentileri güçleniyor!) kulvarlarını da kendi hakimiyet ve kontrolüne alma yolunda kararlılık gösteriyor. Nitekim, arka plan okumalarını sağlarken; Irak ve Suriye’de, ABD inisiyatifi çerçevesinde ortaya çıkan Eko-Politik değişim ve gelişmeleri de dikkate almak gerekiyor. Çizilen ana resme ait önemli bir desen de, ülkemiz özelinde ortaya çıkıyor; Türkiye’nin de (yılın ilk dört ayındaki) petrol ithalatında ABD’nin en hızlı artış oranı ve miktarı yakaladığı görülüyor.
Yukarıda ifade edilen gelişme ve dinamiklere ek olarak, Ticaret Savaşları kapsamında ortaya çıkan yeni açılımlara da dikkat kesilmek gerekiyor. ABD-Kanada ikili görüşmeleri öncesinde her iki tarafın birlikte “el ve söylem yükseltici” bir duruşa geçmeleri ilgi ve merak ile takip ediliyor. Keza, Musaddık karşıtı ABD-İngiltere destekli darbenin 73. Yıldönümü olan 19 Ağustos tarihinde Trump tarafından açıklanan “İran karşıtı Ekonomik Savaş” etiketinin nasıl somutlaştırılacağı; Çin tarafının işin içine ne oran ve kapsamda dahil edileceği; Güney Kore karşıtı yeni düzenlemeler başta olmak üzere pek çok ilgili dinamiğin radarda tutulması gerekiyor. Bu alanların tamamı ve Eko-Politik ajandanın diğer unsurlarında karşımıza çıkan ortak nitelik değişmiyor; Belirsizlik ve Sürgit Piyasa Salınım sendromları varlığını sürdürüyor.
Belirsizlik perdesinin en azından somut biçimde ortadan kalktığı bir Eko-Politik akış ise ulusal planda; Türkiye ekonomisi özelinde ortaya çıkıyor; 20 Aralık 2021 tarihinde başlatılan KKM (Kur Korumalı Mevduat) uygulaması kesin olarak sonlandırılmış bulunuyor. En yüksek hacmine, 18 Ağustos 2023 tarihinde 3,41 trilyon Lira ile ulaşılan KKM; daha önce uygulanan Döviz Korumalı Mevduat (DKM) türü ve “geçici/palyatif nitelikli” bir yaklaşımı temsil ediyor. Garanti finansmanını başlangıçta Hazine ve Merkez Bankası’nın birlikte üstlendiği, sonrasında Merkez’in sırtlandığı uygulamanın gerçek maliyeti konusunda farklı kestirimlere ulaşıldığı ve bugünkü değeri ile 250 milyar Lira üst sınırına kadar değişen aralıkta hesaplanmalara gidildiği görülüyor. İlerleyen zamanlarda, daha objektif ve belki de ortaya çıkacak arka plan okumaları ile daha sağlıklı kazanç/kayıp muhasebesi gerçekleştirileceğini söylemek gerekiyor. Ancak, bir ” temenni” ve bir de “tespiti” şimdiden kayıtlara düşürme sorumluluğu bulunuyor: Temenni ve tespitimiz odur ki; yakın-orta vadede, tekrar KKM benzeri “rutin-dışı” uygulamalara gerek duyulmasın ve bu türden uygulamaların hemen daima yol verdiği “servet transferi ve gelir dağılımı üzerinde çarpıtıcı / bozucu etki” tespitleri yeniden tartışmaya konu edilmesin!.
Zafer Haftası’nı taçlandıran 30 Ağustos’un 104. Yıldönümünü kutluyor, Zaferleri; Ulus’una armağan edenleri, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Aziz ve Temiz Hatıraları Huzurunda Rahmet ve Minnet ile anıyoruz.
| # | Наименование новости | Тональность | Информативность | Дата публикации |
|---|---|---|---|---|
| 1 | Eko-Politiğin Güncelinden Yansıyanlar | 0 | 17.69 | 27-08-2026 |
| 2 | Yaz Bitti mi, Bitmedi mi? | 0 | 7.62 | 21-09-2026 |
| 3 | Küresel Eko-Politiğin Günceli | 0 | 16.9 | 10-09-2026 |
| 4 | EYLÜL 2026 BURÇ YORUMLARI: GÖKYÜZÜNDE YENİ BİR SAYFA AÇILIYOR! | 0 | 11.82 | 01-09-2026 |
| 5 | Eylül Geldi: Biraz Hüzün, Biraz Umut, Biraz da Yeniden Başlamak | 0 | 6.52 | 03-09-2026 |
| 6 | 2026 Eylül, Kültür Sanat Takvimi | 0 | 9.58 | 03-09-2026 |
| 7 | Yaz sıcakları psikolojimizi etkiliyor: Sıcak hava neden gerginlik yaratıyor? | 0 | 7 | 29-06-2026 |
| 8 | El Nino Tahminlerden de Kuvvetli Geliyor | 0 | 11.66 | 09-09-2026 |
| 9 | Sabah dinç uyanmanın formülü: Yazın uyku kalitesini artırmanın 10 etkili yolu | 2 | 6 | 01-07-2026 |
| 10 | Bilimsel araştırmalar açıkladı: Sıcak havalar neden uyku getiriyor? | 0 | 7 | 04-07-2026 |