İngiltere'nin küçük bir köyünde, 12. yüzyılda tarlalarda bulunan ve tenleri tamamen yeşil olan iki kardeşin hikayesi, yüzyıllardır tarihin en büyük gizemleri arasında yer alıyor. Bilinmeyen bir dilde konuşan,...Devamı için tıklayınız
Trend Galeri Trend Yaşam İngiltere'de ortaya çıkan yeşil tenli çocuklar: Başka bir boyuttan mı geldiler?
İngiltere'nin küçük bir köyünde, 12. yüzyılda tarlalarda bulunan ve tenleri tamamen yeşil olan iki kardeşin hikayesi, yüzyıllardır tarihin en büyük gizemleri arasında yer alıyor. Bilinmeyen bir dilde konuşan, yalnızca çiğ fasulye yiyen ve "güneşin hiç doğmadığı yeraltı ülkesinden geldiklerini" iddia eden bu çocuklar gerçeğin neresindeydi?
Giriş Tarihi: 15.08.2026 11:32 Güncelleme Tarihi: 15.08.2026 11:35
Tarih, bazen akıl almaz ve mantık çerçevesine sığmayan olaylarla doludur. Kral Stephen döneminde, 12. yüzyılın ortalarında İngiltere'nin Suffolk bölgesindeki sakin Woolpit köyü, Orta Çağ'ın en büyük gizemlerinden birine sahne oldu. Köylüler tarlalarında çalışırken hayatlarında ilk kez gördükleri, tenleri tamamen yeşil renkli iki küçük çocukla karşılaştılar.
KURT KAPANINDA BULUNAN O GARİP KARDEŞLER Olay, köy yakınlarında kurtları yakalamak için açılan derin çukurların (wolf-pits) çevresinde gerçekleşti. Tarladaki köylüler, çukurların kenarında şaşkınlıkla bakan bir kız ve erkek çocukla karşılaştı.
Çocukları köye getiren köylüler, onların durum karşısında şoke olduklarını fark etti. Üzerlerinde o dönemde hiç görülmemiş, yabancı kumaşlardan dikilmiş garip kıyafetler vardı. Hiçbir İngilizce kelime bilmedikleri gibi, çevrelerinde konuşulan dillerden tamamen farklı, kimsenin anlamadığı tuhaf bir dilde birbirleriyle konuşuyorlardı.
SADECE ÇİĞ FASULYE YİYORLARDI VE TENLERİ YEŞİLDİ Çocuklar köye getirildikten sonra günlerce hiçbir şey yemek istemedi. Açlıktan bitkin düşmelerine rağmen önlerine konan ekmekleri ve etleri reddettiler. Günler sonra köyün kilisesine getirildiklerinde, taze toplanmış taze fasulye (bakla) podlarını gördüklerinde ellerine sarıldılar ve kabuklarıyla birlikte çiğ olarak yemeye başladılar.
"GÜNEŞİN HİÇ DOĞMADIĞI YERALTI ÜLKESİ" Erkek çocuk, yaşadığı adaptasyon sürecine dayanamayarak kısa süre içinde hastalandı ve hayata göz yumdu. Ancak kız çocuk hayatta kalmayı başardı, zamanla İngilizceyi öğrendi ve köylülere nereden geldiklerini anlattı.
Kızın anlattıkları duyan herkesi dehşete düşürdü. Kendilerinin "St. Martin'in Toprakları" adı verilen bir yerden geldiklerini söylüyordu:
"Orada güneş asla doğmaz, her zaman loş bir alacakaranlık hüküm sürer. Bizden başka yaşayan herkesin teni de yeşildir. Bir gün babamızın hayvanlarını otlatırken büyük bir mağara bulduk, oradan gelen çan seslerini takip ederek bu dünyaya çıktık."
Kız, kendi ülkelerinin nehirlerle ayrılan aydınlık bir başka ülkeye (muhtemelen başka bir dünyaya veya boyuta) baktığını da iddia etmişti.
TARİHÇİLERİ VE BİLİM İNSANLARINI İKİYE BÖLEN O TEORİLER NELER? Yüzyıllardır bu olay üzerine kafa yoran tarihçiler ve bilim insanları birkaç farklı teori öne sürdü:
Flemenk Göçmenler Teorisi: 12. yüzyılda İngiltere'ye sığınan Flemenk göçmen çocuklarının kaybolmuş olabileceği, dillerini anlamayan köylülere bu hikayeyi uydurmuş veya yanlış aktarmış olabilecekleri düşünülüyor.
Kloroz (Demir Eksikliği) Anemisi: Çocukların yetersiz beslenme nedeniyle ağır bir demir eksikliği geçirdiği (kloroz olarak bilinen bu durum tenin yeşilimsi bir renk almasına neden olur) ve normal beslenmeye geçtiklerinde iyileştikleri öne sürülüyor.
Orta Çağ Efsanesi veya Bilim Kurgu Kökü: William of Newburgh ve Ralph of Coggeshall gibi dönemin güvenilir kronikçileri tarafından kayda geçirildiği için tamamen bir masal olması imkansız görülüyor. Bu durum, tarihin ilk kayıtlı "alternatif boyut" veya "uzaylı ziyaretçi" vakalarından biri olarak popüler kültürde yerini koruyor.
Haber Girişi Hilal Aytaç - Editör