Вход на сайт

Просмотр новости

Найдите то, что Вас интересует

Umudu canlı tutabilmek

Дата публикации: 26-07-2026 01:00:00

Sadece sanat değil...

Основное содержимое страницы с новостью.

Sadece sanat değil... Sanat ve toplumsal umut yan yana gelip kucaklaştı mı aynı anda insanı müthiş besliyor. Nasıl mı? Anlatayım.

Önceki akşam Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda Fazıl Say Jazz Quintet konserindeydim. Uzun zamandır bir konserden bu kadar etkilenmemiştim. Anadolu’nun köklerinden yükselen ezgiler, cazın özgür ritimleriyle öylesine doğal buluşuyordu ki insan hem geçmişine hem geleceğine aynı anda bakabiliyordu. Üstelik o ezgiler, ritimler, yüreğimde her daim canlılığını ve yeniliğini muhafaza eden şiirlerle sarmaş dolaştı.

Konsere dalmadan önce, iki üç gündür içimde büyüyen toplumsal umudu vurgulamalıyım. Özgür Özel ve yol arkadaşları olağanüstü, doğaüstü, insanüstü bir güç, bir enerji, bir sinerji, bir umut yayıyor ve bunda çok da başarılı oluyor. Yeni Parti’nin tüm seçimleri (kuruluş tarihi, mekânı, logosu, insan seçimleri ve söylemi) bence çok başarılı. Daha kuruluşunu ilan ettiği gün, Meclis’teki durumu, ana muhalefet partisi olması önemli bir gösterge. Eski CHP’nin zavallı ve aciz hali de öyle...

SAY VE CAZ 

Bazı akşamlar yalnızca yaşanmaz; insanın içine yerleşir. Önceki akşam Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda öyle bir geceydi.

Fazıl Say Caz Beşlisi’nin yorumu gökyüzüne yükselirken Ege’nin rüzgârı onları usulca alıp zeytinliklerin, denizin tuzlu kokusunun arasına bıraktı. Caz, Anadolu’nun kadim sesleriyle buluştu; birbirine hiç yabancı olmayan iki eski dost gibi.

Fazıl Say Caz Beşlisi’nin her bir sanatçısı kendi alanında ustaların ustasıydı. Davulda Ferit Odman. Saksofonda Serdar Barçın. Flütte Aslıhan And Say. Vokalde Ezgi Alaş ve besteleriyle piyanoda Fazıl Say... Hepsi mükemmel. Konser boyunca birbirleri arasında ilişki ve iletişim, her parçada aldıkları o sonsuz hazzı biz ölümlü seyircilere geçirebilmeleri müthişti.

Çocuk yaşlardan bu yana müzikle yoğrulan, hem yurtiçi hem yurtdışında yarışmalarda caz vokalistliğiyle ödüller kazanan, konserler veren Ezgi Alaş’ı ben ilk kez dinledim ama bundan sonra hiçbir konserini kaçırmamaya karar verdim. Çok geniş bir yelpazeye yayılan ses rengiyle, çarpıcı beden diliyle milleti büyüledi.

Fazıl Say’ın dehası konsere farklı bir anlayış getirmişti. Klasikten daha uzak, caza daha yatkın, her çalgının solo olanaklarını ortaya koyan, zengin doğaçlamalara yer veren, kesintisiz bir bütünlük içinde ilerleyen bir yolculuğa çıkardı dinleyicileri.

Âşık Veysel’den Nâzım Hikmet’in umuduna, Can Yücel’in tutuklanan sardunyasından Haydar Ergülen’in Üzgün Kediler Gazeli’ne, Metin Altıok’un “düşüşlerinden” Paganini’nin çeşitlemerine, Mozart çağrışımlarına uzandık.

Bu konser Skoda sponsorluğunda Pozitif Müzik organizasyonuyla Ayvalık, Çeşme, Efes konserleriyle başlayıp İstanbul, İzmir, Denizli, Antalya ve Ankara’da devam edecek.

80 dakika nasıl geçti anlamadık. Bu mücevher nitelikli deneyim insana müthiş bir coşku, neşe, umut kazandırıyor. Müzik, şiir, sanat ve toplumsal umut aynı gökyüzünün altında buluşmuştu. Ve böyle anlarda insan, bu ülkenin geleceğine yeniden inanmak istiyor.

ÇEŞME DEYİNCE 

Çeşme elbet artık benim çocukluğumun Çeşme’si değil. Çok kalabalık, çok gürültülü. Trafik korkunç. Denize girebilmek çok pahalı. Öte yandan son yıllarda sanatla giderek daha fazla buluşması da ayrı bir mutluluk kaynağı. Konserler, festivaller, gelen tiyatrolar, sergiler derken şimdi Alaçatı’da açılan Yeni Arkas Müzesi de bu kültürel zenginliğe yeni bir halka eklemiş.

Sanatın insanı özgürleştiren diliyle toplumun değişim arzusu birbirini besliyor sanki. Çünkü umut, yalnızca siyasette ya da yalnızca sanatta değil; ikisinin de insana dokunan ortak vicdanında yeşeriyor.

Yeni Parti’nin yürüyüşünü düşünüyorum. Sanki umut da müzik gibi, tek başına bir sesle değil, birbirini duyan seslerin çoğalmasıyla güçleniyor.

Müziği, şiiri, toplumsal umudu aynı duygusal eksende buluşturma çabamı şimdi kesmem gerek. Çünkü birazdan Arkas Müzesi’ni ziyaret edeceğim. Konserden çıkarken kendime mırıldanıyordum: Umut bazen bir piyano tuşunda başlar; bir şiir dizesine tutunur, bir müzenin kapısından içeri girer ve sonunda bir ülkenin kalbine yerleşir.

NOT: 30 Temmuz Perşembe akşamı 20.00-22.00 arası Alaçatı Kitabevi’nde “80 Yaşım Merhaba” kitabım için sohbet ve imzam var. Yolu düşenleri beklerim.

Схожие новости

#Наименование новостиТональностьИнформативностьДата публикации
1Umut hareketi01028-07-2026
2Genco Erkal’ı anarken...014.6528-07-2026
3Mucize değil emek!08.9828-07-2026
4ART v 1.00015-11-2025
50525-05-2026
60029-04-2026
70019-04-2026
8Değişen rüzgâra karşı korunaklı alan... 01025-07-2026
9я все еще иногда рисую 0102-07-2026
10Seker0004-05-2026

Классификация: . Схожих патентов: 0. Схожих новостей: 10. Тональность: 0. Информативность: 10. Источник: www.cumhuriyet.com.tr.